Türkiyenin en büyük dilekçe örneği sitesine hoş geldiniz aradığınız tüm dilekçe örnekleri burada

Bina Bölümlerinin Devri İçin Mahkeme Dilekçesi

BİNA BÖLÜMLERİNİN DEVRİ

Binada bulunan maliklerden biri arsa payının hatalı belirlendiğini düşünerek; arsa payının düzeltilmesini isteyebilir. Arsa payı düzeltilmesi talebinin hukuki dayanağı 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun (634 sayılı KMK) 3’üncü ve de 44’üncü maddesidir. Esas olarak arsa payı değiştirilmesi (ya da düzeltilmesi) 3’üncü madde çerçevesinde yapılmaktadır. Söz konusu madde;  Kat mülkiyeti, arsa payı ve ana gayrimenkuldeki ortak yerlerle bağlantılı özel bir mülkiyettir. Kat mülkiyeti ve kat irtifakı, bu mülkiyete konu olan ana gayrimenkulün bağımsız bölümlerinden her birinin konum ve büyüklüklerine göre hesaplanan değerleri ile oranlı olarak projesinde tahsis edilen arsa payının ortak mülkiyet esaslarına göre açıkça gösterilmesi suretiyle kurulur. Arsa paylarının bağımsız bölümlerin payları ile oranlı olarak tahsis edilmediği hallerde, her kat maliki veya kat irtifakı sahibi, arsa paylarının yeniden düzenlenmesi için mahkemeye başvurabilir. Bağımsız bölümlerden her birine bu fıkra uyarınca tahsis edilen arsa payı, o bölümlerin değerinde sonradan meydana gelen çoğalma veya azalma sebebiyle değiştirilemez. 44 üncü madde hükmü saklıdır. Kat irtifakı arsa payına bağlı bir irtifak çeşidi olup, yapının tamamı için düzenlenecek yapı kullanma izin belgesine dayalı olarak, bu Kanunda gösterilen şartlar uyarınca kat mülkiyetine resen çevrilir. Bu işlem, arsa malikinin veya kat irtifakına sahip ortak maliklerden birinin istemi ile dahi gerçekleştirilebilir.” şeklinde düzenlenmiştir.

Kat Mülkiyeti Kanununun 6. maddesine göre; bir bağımsız bölümün dışında yer alıp o bölüme özgülenmiş olan eklentiler ait olduğu bağımsız bölümün bütünleyici parçası sayılır ve o bölümün maliki, eklentilerin de tek başına maliki olur. Eklentiler kat mülkiyeti kütüğünün beyanlar hanesine de kaydedilir. Somut olayda dava konusu bağımsız bölümlerin ön ve yanlarındaki temasların bu bölümlerin eklentisi olduğuna dair tapuda kayıt bulunmadığından mahkemenin eklenti olduğuna ilişkin kararı doğru değildir. Öte yandan, ortak yerlerde bütün kat maliklerinin rızası alınmadan yapıldığı saptanan tesis ve değişikliklerin davalı tarafından eski hale getirilmemesi durumunda, özellikle bağımsız bölümlerde ve bağlantılı kısımlarında işlem yapılması gerektiğinde, mülkiyet hakkının saygınlığı gözetilerek talep edilmiş olsa dahi davacıların bu yolda yetki/endiri/mesi uygun görülmemekte olup infazda da güçlük yaratılmaması için Kat Mülkiyeti Kanununun 35. maddesi uyarınca ortak yerlerin bakım, onarım gibi genel yönetim işlerinin kat mülkiyeti sistemindeki esaslar çerçevesinde yönetici tarafından yerine getirilmesi gerekir. Dava dilekçesinde ortak yerlere müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; Kat Mülkiyeti Yasasının 6. maddesine göre; bir bağımsız bölümün dışında yer alıp o bölüme özgülenmiş olan eklentiler, ait olduğu bağımsız bölümün bütünleyici parçası sayılır ve o bölümün maliki, eklentilerinde tek başına maliki olur. Eklentiler kat mülkiyeti kütüğünün beyanlar hanesine de kaydedilir. Eklentinin tapu kaydının dayanağını oluşturan onaylı proje veya vaziyet planında ve de yönetim planında gösterilmesi gerekir. Somut olayda tapuda, projede ve yönetim planında 11 ve 12 numaralı bağımsız bölümlerin ön ve yanlarındaki açık terasların bu bölümlerin eklentisi olduğuna dair bir husus yer almadığı gibi merdiven sahanlığından müstakil bağlantısı olan bu terasların konumları itibariyle davalılara ait söz konusu dairelerin münhasır kullanımına bırakıldığına dair de yönetim planında herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.

Bu durumda, mahkemece; bilirkişinin tapu, proje ve yönetim planına uygun düşmeyen saptaması esas alınarak, (Kat Mülkiyeti Yasasının 4 üncü maddesine göre ortak yer niteliğinde kabulü gereken) söz konusu açık terasların 11 ve 12 numaralı bağımsız bölümlerin eklentisi olduğunun karar gerekçesinde açıklanmış olması doğru değildir. Öte yandan, Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamalarında ortak yerlerde bütün kat maliklerinin rızası alınmadan yapıldığı saptanan tesis ve değişikliklerin davalı tarafından eski hale getirilmemesi durumunda, özellikle bağımsız bölümlerde ve bağlantılı kısımlarında işlem yapılması gerektiğinde, mülkiyet hakkının saygınlığı gözetilerek talep edilmiş olsa dahi davacıların bu yolda yetkilendirilmesi uygun görülmemekte olup infazda da güçlük yaratılmaması için Kat Mülkiyeti Kanununun 35. maddesi uyarınca ortak yerlerin bakım, onarım gibi genel yönetim işlerinin kat mülkiyeti sistemindeki esaslar çerçevesinde yönetici tarafından yerine getirilmesinin en uygun çözüm olduğu kabul edilmektedir.

DİLEKÇENİN ÖRNEĞİ

dilekce

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. *

*